avatar

Fatma Özge ÖZDEMİR

28 Aralık 2012
fatma.ozge.ozdemir@gmail.com

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAVRAMI VE ÜLKEMİZDEKİ DURUMU

Enerji, kelime anlamıyla iş yapabilme yeteneğidir. Enerji, sosyal hayatta ekonomik ve sosyal gelişmişliğin vazgeçilmez bir ihtiyacı olmakla birlikte, yaşam kalitesi standartlarını arttıran en büyük unsurlardan biridir. Bu bağlamda, enerji tanımı üçe ayrılmaktadır. Bunlar:

1)      Yerin altında kalan bitkilerin ve canlıların, bataklık alanlarda birikmesi sonucu oluşan, tabakaların değişime uğramasıyla meydana gelen ‘’Fosil Kökenli Yakıtlar’’ ,

2)      Potansiyeli mevcut olan ve teknolojik gelişmelere başlı olarak kullanımı artan ‘’Yerli Enerji Kaynakları’’ ,

3)      Tükenmeyen ve kendini çok kısa bir zaman diliminde yenileyebilen ‘’Yenilenebilen Enerji Kaynakları’’ dır.

Enerjide önemli parametreler bulunmaktadır. Bu parametreler kapsamında enerji; ucuz, güvenli, verimli, yerel kaynaklara dayalı, kaynak çeşitliliği sağlayacak kapasitede, temiz ve çevre dostu olmak zorundadır. Yani enerji; çevreye zarar vermeden, yerel kaynaklar kullanılarak, güvenli bir şekilde en iyi verimin elde edilebildiği, kaynak çeşitliliğine dayalı olarak, ucuza elde edilebilen ihtiyaçtır.

Başlıca fosil kökenli yakıtlar; kömür, petrol ve doğalgazdır. Milyonlarca yıldan beri bitkilerin, hayvanların ve diğer canlıların çürümesi sonucu biriken tabakalardan saydığımız fosil yakıt türleri oluşmaktadır. Bu fosil yakıtları yeryüzüne çıkarmanın yolu sondaj adı verilen delmek yani yeri dıştan içe kazmaktır. Şu anda yeraltında ısı ve basınçla fosil yakıtlar tekrar oluşmaktadır, fakat oluşumlarından daha kısa sürede tüketildikleri için yenilemeyen enerji kaynakları olarak nitelendirilmektedirler. Bilindiği gibi fosil kökenli yakıtların rezervleri sınırlı olup, gelecekte ihtiyaçlarımızı karşılayamayacağı ve tükeneceği bilimsel çalışmalar kapsamında ispatlanmıştır. Bu yüzden yeni ve yenilenebilir kaynakların bulunması ve sürekliliğinin sağlanması zorunluluk arz etmektedir. Bu zorunluluğun en önemli sebeplerinden biri de, fosil kökenli yakıtların kentleşme ve nüfus artışının neden olduğu aşırı tüketimle birlikte havaya salınan sera gazlarıdır. Sera gazlarının havaya salınmasıyla birlikte küresel iklim değişiklikleri meydana çıkmaktadır.

İklim değişikliği, atmosferdeki CO2 (Karbon di oksit), CH4 (Metan), C4H10 (Bütan) gibi sera gazları ile atmosferdeki ısının, atmosfer dışına çıkamamasıdır. Kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil yakıtların iklim değişikliğine yol açmasının nedeni; yanma sırasında ortaya çıkan CO2 ve CH4 gibi sera gazlarının bünyelerinde ısı tutma özelliğine sahip olmalarıdır.

Güneş, gün doğumundan batımına kadar atmosferin içine ısı ve ışığını verir. Doğal döngünü devam etmesi için, bu ısının tekrar atmosfer dışına transferi gerekmektedir. Oysa fosil yakıtların sebep olduğu sera gazları, atmosferin altında bir tabaka oluşturarak ısının tutulmasına ve atmosfer dışına çıkmasına engel olmaktadır. Böylece yeryüzü daha sıcak bir hale gelmekte, buzullar erimekte ve çeşitli iklim değişiklikleri olmaktadır.

İklim değişikliği kapsamında, en fazla ‘’güvenli’’ sıcaklık artışı 1 0C’ dir. Fakat son 50 yılda bu artış fazlasıyla aşılmış, iklim değişikliğinin 2100 yılına kadar küresel sıcaklıkta 1.4-5.8 0C civarında bir artış yapacağı beklenmektedir. İklim değişikliği sadece ısı artışıyla kalmayıp, deniz seviyesinin de yükselmesine sebep olacaktır. 2100 yılına kadar deniz seviyesinde beklenen 15-95 cm arasındaki artış, dünyanın en büyük kentlerinin sular altına kalacağına işaret etmektedir.

Fosil yakıtların kullanılıp, yenilenebilir enerjiye geçilmemesi halinde; iklim değişikliği,

  • Hidrolojik döngünün değişmesi
  • İklim kuşaklarının beklenmedik şekilde yer değiştirmesi
  • Üretimde azalma ve kıtlık
  • Kara ve deniz buzullarının erimesi
  • Salgın hastalıkların artması
  • Kuraklık ve su kaynaklarının azalması

gibi olası sonuçlara bizi katlanmak zorunda bırakacaktır. Daha fazla fosil yakıt aramak için harcanacak parayı, geleceğin temiz, sürdürülebilir enerji kaynaklarını geliştirmek için kullanmak zorundayız. Hiçbir şey olmamış gibi fosil yakıtları tüketmemiz, ekolojik ve ekonomik yıkımlara yol açmakla birlikte, insan yaşamını da büyük ölçüde etkilemektedir.

YENİLENEBİLİR(SÜRDÜRÜLEBİLİR) ENERJİ NEDİR?

Yenilenebilir enerji, doğanın kendi dengesi içinde, bir sonraki gün aynen mevcut olabilen enerji kaynağıdır. İnsan müdahalesi olmadan, doğal bir şekilde oluşan veya dönüşebilen enerjilere doğal enerji denilmektedir. Enerji sınıflandırmasında yukarıda da değindiğimiz gibi; depo edilebilirliğine, kullanılabilirliğine, ekonomik olup olmamasına ve en önemlisi doğaya zarar verip vermediğine bakılmaktadır.

Yenilenebilir enerji doğadan sürekli ve tekrarlamalı olarak ulaşılabilen, herhangi bir mevcut rezerv azalması söz konusu olmayan enerji biçimidir. Dünyanın en değerli kaynakları potansiyel olarak yenilenebilir enerji kaynaklarıdır. Doğal çevreye sıkı bir şekilde bağlıdırlar. Avantajları olduğu gibi dezavantajları da vardır, fakat avantajlarının fazla olması dezavantajlarını gölgede bırakmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının dezavantajlarından biri, enerji akım yoğunluğunun yenilenemeyen kaynaklara göre daha düşük olmasıdır. Fakat, yenilenebilir enerji kaynaklarının tedarik edilme süresinin sonsuz olması bu durumun üzerini örtmektedir. Kaynak maliyetlerinin çok düşük olması ve geniş bir alanda kolaylıkla elde edilebilir olmaları çok cazip gelse de, ekipmanların yüksek maliyetli olup ve kullanılan sistemlerde yeterli bağımsızlık kazanamamış olmak yenilenebilir enerji için sorun teşkil etmektedir. Ülkemiz üretim yapabilecek kapasitede olmasına rağmen, yurt dışından ihraç edilen parçalarla çok daha ucuza kullanabileceğimiz bu enerjiyi, dışa bağımlılık nedeniyle pahalı bir bütçe oluşturarak ikinci plana atmaktadır. Unutulmamalıdır ki; yaşamın devamı için kaynakların kullanılabilir olmasından ziyade, ekolojik denge için kaynakların yenilenebilir olması daha önemlidir.

Yenilenebilir enerji kaynaklarını sıralayacak olursak; yenilenebilir enerji kaynakları:

  • Güneş enerjisi
  • Biyokütle enerjisi
  • Rüzgar enerjisi
  • Jeotermal enerji
  • Hidrolik enerji
  • Hidrojen enerjisi
  • Dalga enerjisi ‘ dir.

 

Ekosistem, bir toplumun, herhangi bir sistemin işlerini kesintisiz, bozulmadan, aşırı tüketim sonucu tahrip etmeden sürdürebilme yeteneğine denir. En çok dikkat edilmesi gereken konu ise; ‘’Bugünün gereksinimlerini, gelecek nesillerin gereksinimlerini karşılama kabiliyetinden ödün vermeden karşılayan bir sistem’’ olarak görebilmektir. Bu bakımdan yenilenebilir enerjinin kullanılması çok önemlidir.

Yenilenebilir enerjiyi sosyal, ekonomik ve çevresel olarak 3 ana boyutta incelemek gerekir. Yenilenebilir enerjinin sosyal boyutlarını ele aldığımızda; enerji politikalarının milli niteliğine kavuşabilmesi için, bütün paydaşların görüşleri alınıp, fikir birliğine varılması gerekmektedir. Artı ve eksileriyle yenilenebilir enerji masaya yatırılmalı, toplumun ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığı ve toplum tarafından kabul edilmesi bu kıstaslara göre değerlendirilmelidir. Bu kapsamda kamuoyu oluşturulmalı, KİA ve STÖ’ lere büyük önem verilmelidir. Fosil yakıtlarla fiyat yönünden rekabet etmesi mümkün olmayan yenilenebilir enerji kaynaklarının toplum içindeki payını arttırarak, yenilenebilir enerjinin teşvik edilmesini sağlanmalıdır. Yenilenebilir enerjiyi sadece ekonomik geçerlilikten dolayı kabul edecek olan kesime, çevresel etkileri de anlatılarak daha fazla bilgilendirme yapılmalıdır.  Toplumda anket çalışmaları yapılıp, anket çalışmaları da kategorilere ayrılarak, eğitim düzeyine göre sınıflandırılmalıdır. Toplumun daha da bilinçlendirilmesi adına kamu spotları oluşturulup, medya bu konuda kullanılmalı ve en önemlisi; politikacılarımız sadece seçim zamanlarında meydanlarda enerji hakkında konuşmalar yapmak yerine, yenilenebilir enerji konusunu meclise taşımalıdırlar.

Yenilenebilir enerjiye ekonomik boyuttan bakarsak; Ülkemiz yenilenebilir enerji kaynakları açısından çok verimlidir. Fakat, sanayimizin henüz yenilenebilir enerji kaynakları ekipmanlarını tam olarak üretime geçirememesinden dolayı, yenilenebilir enerjide ülkemiz dışa bağımlı bir politika izlemektedir. Yenilenebilir enerji için dışarıdan parça ithal etmek yerine; bankaların teşvik birimi kredileri kullanılarak, uygun bir komisyon eşliğinde, devlet desteği de sağlanarak yatırımcılara söz hakkı verilebilir. Teknolojilerde ekonomik zararın giderilmesi çok pahalıdır. Bu yapılmazsa hem günümüz insanlarına, hem de geleceğin nesline ekstra faturalar yükleyebiliriz. Üstelik tükenebilen kaynaklarımız hem eritilip, yok edilmekte, hem de birçok zararlı madde açığa çıkmaktadır.

Ekonomik boyutta ülkemizin yenilenebilir enerji için;

  • Yenilenebilir enerji kaynaklarının finansal rekabet gücünün arttırılması,
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarının eşzamanlı büyümesinin sağlanması,

gerekmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasında uygulanan teknoloji pahalı bile olsa, kullanılması teşvik edilmelidir. Ekoloji damgalı enerji üretim sistemleri, tükenebilir enerji kaynaklarına bağımlı olmamalı, sosyo-ekonomik değişimlere uyumlu olmalı, yeni iş sahaları meydana getirebilmeli, çevresinde altından kalkılamayacak problemler oluşturmamalıdır.

Çevresel boyuttan baktığımızda ise; insanoğlu çevresine en çok zararı veren varlıktır. Ve yaşamını devam ettirebilmesi, gerekli ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu ihtiyaçlarını çevresinden sağlayarak, gittikçe çevresine karşı duyarsızlaşmaktadır. Ama başka dünya olmadığının farkına varmak çok geç olmasa gerek… Çevremize karşı duyarlı olmalıyız ve bu duyarlılığı yenilenebilir enerji kaynakları sayesinde daha iyi bir konuma taşıyabiliriz.

TÜRKİYE’DEKİ YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ DURUMU

Ülkemiz yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği ve potansiyeli bakımından zengin bir ülkedir. Ülkemiz birçok ülkede bulunmayan jeotermal enerjide dünya potansiyelinin %8’lik dilimini oluşturmaktadır. Ayrıca coğrafi konumu nedeniyle büyük oranda güneş ışını almaktadır ve hidroelektrik enerji potansiyeli açısından dünyanın sayılı ülkeleri arasında bulunmaktadır. Rüzgar enerjisi konusunda gayet verimli bir coğrafyaya sahip olan ülkemizde, bu enerji kaynaklarının elde edilmeleri çok ucuzdur ve yenilenebilir oldukları için çevre ve insan sağlığı bakımından tehdit oluşturmamaktadır.

Türkiye’deki enerji profiline bakıldığında yenilenebilir kaynakların yeri ve önemi açıkça görülmektedir. Ancak bu kaynakların kullanımı %1 veya daha altında bir değer sergilemektedir. Bu sonuçlardan, yenilenebilir enerji türleriyle yeterince ilgilenilmediği ve geliştirmek için herhangi bir çabada bulunulmadığı anlaşılabilir.

Enerji kaynakları gözden geçirildiğinde, fosil kökenli yakıtların Türkiye’de birinci sırada yer aldığı görülmektedir. Yapılan ekonomik analizlerde yıllık olarak; hidroelektrik potansiyelin 216 milyar kWh, linyit kömüründen 114 milyar kWh, jeotermal enerjiden 16 milyar kWh, rüzgar enerjisinden 300 milyar kWh, güneş enerjisinden 432 milyar kWh elektrik enerjisi üretilebilinmektedir. Bu verilerin toplamında linyit kömüründen elde edilen üretim %6 yı geçmemektedir. Elimizdeki verilere göre, enerji artışı gün geçtikçe daha fazla yoğunlaşacak, sürdürülebilir kalkınma ve çevresel etki tartışmalarında bilim ve teknoloji yeni kaynak arayışlarına girecektir ve bu kaynak arayışları yenilenebilir enerjide sabitlenecektir. Ülkemiz adına bir öneride bulunmak gerekirse; enerji kaynaklarına ait sağlıklı ve güvenilir veri setleri oluşturulup, bu setlerin sürekliliği sağlanmalıdır. Örneğin; rüzgar, güneş, hidroelektrik, vs… ölçümleri kesintisiz yapılmalı ve kayıt altına alınarak, veriler üzerinde projeler üretilmelidir.

İç kaynakları en uygun koşullarda kullanarak, bu kaynakların çevreye en az zararla ve ekonomik gelişimine maksimum yarar sağlayan enerji politikaları belirlenmelidir. Ülkemizin yenilenebilir enerjiyi kullanması, ülkemizde bolca bulunan yenilenebilir kaynaklara yönelinmesi, Türkiye’yi enerji sıkıntısından kurtaracak ve dışa bağımlılığın en aza inmesine olacaktır.

Gencay Dergisi Aralık sayısındaki yazımdır.

 

KAYNAKLAR

  1. 1998 Enerji Raporu. Dünya Enerji Konseyi – Türk Milli Komitesi, 1998.
  2. Güneş ve Rüzgar Enerjisi. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Araştırma ve Geliştirme Çalışmaları.
  3. http://www.sondakika.com/haber-prof-dr-ilbas-enerji-azaldikca-teror-besleniyor-2546982/
  4. http://www.ortadogugazetesi.net/makale.php?makale=yeni-ve-yenilenebilir-enerji-kaynaklari&id=5578
  5. http://www.ortadogugazetesi.net/makale.php?makale=enerji-39de-ozellestirme-nereye-kadar&id=6134
  6. Yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye açısından önemi- Muhsin Tunay GENÇOĞLU
  7. Yenilenebilir Enerji Geleceği ve Türkiye—WWF Rapor 2011

 

Google'dan Gelen Aramalar:

Bu Yazıyı Paylaşabilirsiniz

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

  • Konuyla ilgili başka bir yazı bulunmamaktadır.
Yazıların hukuki ve vicdani sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazılar bir başka sitede ancak kaynak gösterilerek kullanılabilir.

Facebook Hesabınızla Yorumlayın

FACEBOOK HESABI KULLANMADAN YORUMLAYIN

E-posta adresiniz gizli kalacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

*
*


9 + 5 =

  Başlangıç : Şubat 2011 -- © SözKonusu.net
- Sitemap XML Site RSS -