avatar

Alperen KIZIKLI

03 Temmuz 2011
alperenk27@gmail.com

Yavuz Bülent Bakiler’i Hain İlan Edebilmek (!)


Yavuz Bülent Bakiler: Bu okulların açılmasında birinci dereceden rolü olan Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ve emek veren arkadaşlarımızı bu münasebetle saygıyla selamlıyorum. ( 9. Türkçe Olimpiyatları)

Yavuz Bülent Bakiler:  “Bu okulların aleyhinde konuşan kimselerin annelerini ve babalarını tanımak isterim ben. Bunlar nasıl soysuz insanlar ki bu okulların aleyhinde konuşuyorlar.Bu bir utanç konusudur.” ( Gülen’in açtığı Türk okulların aleyhinde konuşanlar hakkında Azerbaycan’da Hüseyin Cavit Müzesi müdiresinden nakil edilmiştir.)

Yavuz Bülent Hoca , gördükleriyle konuşan iyi bir edebiyatçı ve iyi bir şairdir. Fakat iyi bir stratejist, iyi bir analizci, iyi bir siyaset yorumcusu değildir. Olayların arka planında ne olduğunu tahlil etmede zayıf bir yazardır.

Yavuz Bülent Hoca’yı siyasi söylemlerini biraz eksik bulurken, edebiyatta ise engin bir deniz olarak görürüm…

Hoca’nın Türk okullarıyla ilgili güzel şeyleri söylemesi samimiyetinden kaynaklanmaktadır. Gitmiştir o okulları ziyaret etmiştir, kendisinin görmesi gereken güzel şeyleri görmüştür(kendisine gerektiği kadar gösterilmiştir) ve orada gösterdikleri, gördüğü güzel şeylerden sonra okullar hakkında olumlu bir fikir sahibi olmuştur. Fakat olayların arkasında ne var ne yok, asıl amacın ne olduğu konusunda bir edebiyatçı gözüyle detayları, geri planı görememektedir.

Yavuz Bülent Hoca’nın daha geçen Mayıs’ta Devlet Bahçeli ile ilgili yazdığı makale ortadadır. Programı baştan sona izlemiş, fikirlerini kaleme dökmüştür.

Şu anki siyasi zeminde , Milli duruşun gerekliliğini vurgulayan bu yazıyı sizlerle de paylaşıyorum.

________________________________________________________________

DEVLET BAHÇELİ’NİN SİYASET MEYDANI KONUŞMASI ÜZERİNE
(Yavuz Bülent Bakiler/Türkiye)  (22.05.2011 tarihli yazısı)
Devlet Bahçeli’yi geçen pazar, Shov Televizyonunun Siyaset Meydanı programında dinledim. 23:30’da başlayan konuşması 02:00’de bitti. Bahçeli’ye tam iki buçuk saat kulak kesildim. Gördüm ki, alkış toplamak için hislere-heyecanlara hitab etmiyor, aksine ciddi bir siyasetçiye yakışır tarzda açıklamalarda bulunuyor. Aklımıza, mantığımıza yol açmak için söz söylüyor.

Türkiye’nin iktisadî alanlarda kalkınması, kişi başına düşen millî gelirin, arttırılması elbette çok mühim. Ama millî şuurumuzun güçlenmesi, vatan bütünlüğümüzün korunması, millî kültürümüzün canlı tutulması, cebimize girecek paradan kırk kat daha önemli.

Mayınlarla döşeli bir yoldan geçiyoruz. Türkiye, son yüzyılımızın en önemli, aynı zamanda en tehlikeli seçimlerinden biriyle karşı karşıya. Vatanımızı bölmek, milletimizi birbirine düşman haline getirmek isteyen iç ve dış düşmanlarımız, kendi aralarında yarış halindedirler. Doğu ve Batı dünyası, 1071 Malazgirt zaferinin intikamını almak için didinip duruyor.

Devlet Bahçeli, iki buçuk saat süren açıklamalarında, millî devlet anlayışımızın, temelleri üzerinde durdu:
“12 Haziran seçimlerinden sonra yeni bir anayasa yapılacak. Bu anayasanın özellikleri ne olacak? Bu anayasa, üniter devlet yapımızı bozacak mı, bozmayacak mı? Birtakım kişiler, kuruluşlar, partiler, devletler… Irak, Suriye, Türkiye ve İran üzerinde müstakil bir Kürdistan kurulmasını istiyorlar.”

Ama hiç kimse, böyle bir bölünmeden sonra, Kürtler’in ve Türkler’in nasıl büyük belâlarla, felâketlerle burun buruna geleceklerini açıklamıyor. Kürtler, Doğu Anadolu’da bir devlet kurmayı, turşu kurmak gibi, veya bağdaş kurup oturmak gibi kolay bir iş sanıyorlar.

Bazı Türkler de sanıyorlar ki, Doğu Anadolumuzu vatan bütünlüğümüzden ayırıp Kürtlere bıraktık mı terör belasından kurtulup rahata kavuşacağız. Her iki görüşün temelinde, dipsiz bir cehalet, misilsiz bir ihanet var. Çünkü PKK terörünün altında Batı dünyasının, yani Hristiyan âleminin ŞARK MES’ELESİ hazır tetik duruyor. ŞARK MES’ELESİ’nin özü, esası, Anadolu toprakları üzerinde bir tek Türk, bir tek Kürt bırakmamaktır. Bizi, geldiğimiz Asya içlerine sürmektir. Biz, 1590 yılında, 3. Murat zamanında 23 milyon km2 üzerine yayılan bir büyük devlettik. Hristiyan Batı, ŞARK MES’ELESİ zihniyetiyle bizi önce Avrupa içlerinden Balkanlara sürüp çıkardı. Sonra, 1912 Balkan savaşlarıyla, bizi Balkanlardan Anadolu’ya itekledi. Şimdi de Anadolu’yu ANATOLİA haline getirmek için çırpınıyorlar. Kürtlerimiz, BÜYÜK ERMENİSTAN dâvâsından, İsrail’in ARZ-I MEV’UT dâvâsından, ABD’nin BOP plânından haberdar değiller…

Vah bize, vahlar bize! Biz de haberdar değiliz. Bütün milletimizin Devlet Bahçeli’yi dinlemelerini ne kadar çok isterdim…
__________________________________________________________________________

Milliyetçi hareketin, ülkücü hareketin saygı duyduğu değerli yazar – şair Yavuz Bülent Bakiler’i  Türkçe Olimpiyatları hakkında söylediği cümlelerle, onun geçmişini yok sayarak bir anda  şahsına hain damgası vurmak, Yavuz Bülent Hoca’ya haksızlık olur. Onun duruşu, kişiliği doğru anlaşılmalıdır ve söyledikleri sözler yukarıda bahsettiğim durumlar göz önüne alınarak değerlendirilmelidir.

Google'dan Gelen Aramalar:

Bu Yazıyı Paylaşabilirsiniz

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Yazıların hukuki ve vicdani sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazılar bir başka sitede ancak kaynak gösterilerek kullanılabilir.

Facebook Hesabınızla Yorumlayın

Bu yazının yorum RSS adresine abone olun

YORUMLAR

  1. avatar

    benim için Atsız büyük Türküçüdür ancak fikirlerin tamamını kabul etmem mümkün değildir. Necip Fazıl üstaddır ancak yine fikirlerinin tamamını kabul etme yükümlülüğüne sahip değilim. aynı şey Yavuz Bülent Bakiler içinde geçerlidir. O, Türk edebiyatının önemli kalemlerindendir. Türk Milliyetçi camiasına büyük emeği geçenlerdendir ancak bu beyanatını isteyen kabul eder isteyen etmez. Yavuz Bülent Hoca için çok önemli olan bu okullara başka bir Türk milliyetçisinin eleştirel bakması da pek tabiidir. zaten hocanın yaptığı açıklamalardan da anlaşılıyor ki cemaatin genel faaliyetlerini yada siyasi duruşunu tasvip eden sözler yok, sadece Türkçe’ye olan hizmetlerine karşı bir takdir söz konusu ki aynı takdir yaşadığı dönemde Başbuğ tarafından da yapılmıştı.

FACEBOOK HESABI KULLANMADAN YORUMLAYIN

E-posta adresiniz gizli kalacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

*
*


7 + = 16

Yazı etiketleri: , , , ,
  Başlangıç : Şubat 2011 -- © SözKonusu.net
- Sitemap XML Site RSS -