avatar

Ahmet Afşin KÜÇÜK

08 Aralık 2013
yazar@belirtir.com

DÜŞÜNCE VE DİL

18. yüzyılın büyük aydınlanma filozofu Immanuel Kant, şöyle diyor:
“Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır…
Sapere aude! (Düşünmeyi bil; düşünmekten korkma!)
Aklını kendin kullanmak cesaretini göster.”
(Aktaran: M. Sadık Aslankara, Adam Sanat, Mart 2001, s.89)
Aydınlanma, insanın tebaa olmaktan, kul olmaktan vatandaş olmaya, birey olmaya yöneldiği süreçtir. Birey olmak ise bağımsız düşünebilmekle, Kant’ın dediği gibi insanın kendi aklını kullanma cesaretini gösterip sorumluluğunu üstlenmesiyle gerçekleşebilir.
Dil ile düşünce arasındaki ilişki çeşitli düşünürler ve bilim insanlarınca enine boyuna irdelenmiştir. Ben ancak benim dilimle düşünebilirim. Bu şu demektir: düşünürken ve iletişim kurarken kullandığım dil beni oluşturur. Başkasının diliyle düşünmeye çalışmak, doğrudan doğruya o başkasının düşünce çerçevesini, düşünce altyapısını benimsemek anlamına gelir. Bağımsız düşünce, bağımsız dil olmadan olmaz. Bağımsız düşünce, bireyin kendi aklıyla doğruyu aramasıdır. Bireyin kendi kendini oluşturmasıdır. Elbette çevre koşullarınca, ekonomik koşullarca, fiziksel ve toplumsal koşullarca belirlenen çerçeve içinde yapacağı özgür seçimler, bireyin kendi kendini oluşturması anlamına gelir. Dil, düşüncenin altyapısıdır. İnsan, bir dile sahip olmadan birey olamaz. Dili olmayan düşünemez, iletişim kuramaz. Dil, birey olmanın da koşuludur.
Eğitime gelince, tanımı hem kolay, hem de zordur. Toplumsal davranış, kişilerarası iletişim, değerlere saygı, kültürlülük, çalışma disiplini, aşırı duyguları kontrol altına alma gibi konularda kişileri eleştirirken hemen eğitim’den söz ederiz. Burada eğitim bir mihenk taşıdır. Prof. Ertürk’e göre, eğitim bireye istendik davranışlar kazandıran bir süreçtir.
Türk vatandaşları, 6 yaşından başlayarak Türk okullarında eğitim görürler. Yani birey konuşma, okuma, yazma, insanlara ve birbirlerine karşı saygı ve sevgiyi, yaşama bilgisini, toplum düzenini, matematiği, gelenek ve göreneklerle ulusal, kültürel, ahlaki, estetik ve toplumsal değerler ve değer yargılarını kendi tarihini, coğrafyasını, müziğini hep bu süreçte öğrenip bütün bunları ana dilinde, ana dilinin kavramları içerisinde, ana dilinin felsefesi ve bakış açısıyla algılar. Yaşantısındaki her olayda bunların etkisi, çağrışımı, alışkanlığı, kolaylığı ve yönlendirmesi vardır. Bireyin kişiliğinin gelişmesine yön veren onun ana dili ve kültürüdür. Kalıtımsal olarak getirdiği genlerin yanı sıra, ait olduğu toplumun dili, kültürü ve yukarda saydığım öteki öğeler, onun dünyayı anlayıp algılamasında, yaşam biçiminin seçimi, kararları, düşünceleri ve çalışma alanındaki başarı ya da başarısızlığında rol oynar.
İşte böylesine bir bütün, bitmez bir kaynak, bireyin tüm bilişsel, duyuşsal ve işlevsel beceri dünyasını biçimliyor, besliyor, eğitilmesini sağlıyor ve onu toplumda vazgeçilmez ve değerli kılıyor: Ana dili ve ayrılmaz bir parçası olduğu kültür. Dillerin anlam içerikleriyle parçası oldukları kültürlerin içerikleri arasında tam bir örtüşme ya da özdeşlik vardır. Dil kültürünün aynası onun simgelerle yansıtılmasıdır.
Eğitim, dilimizi kullanarak kazandığımız bilginin yaşamda uygulanması, toplumca fark edilmesi, bireyin anlayış, davranış ve düşüncelerindeki olgunluk ve gelişme biçiminde görülür. Bu bilgi, görgü, gelenek ve kültür kalıpları aileden başlayarak örgün eğitimin her aşamasında öğretilir. Ninni, türkü, şarkı, masal, mani, destan, şiir, öykü, roman, fıkra, tüm f en ve sosyal dersler, bilim kitapları, makaleler, oyunlar, konferans, dinleti, duygu ve düşüncelerimiz, sevinç, keder, öfke, kızgınlık, mutluluk, yorgunluk, üzüntü ağıt ifadeleri ve hatta küfürlerimiz bile bu dil ve kültürün içinde eğitimin malzemeleri arasındadır.
Düşünce ve Dil

Bu Yazıyı Paylaşabilirsiniz

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Yazıların hukuki ve vicdani sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazılar bir başka sitede ancak kaynak gösterilerek kullanılabilir.

Facebook Hesabınızla Yorumlayın

FACEBOOK HESABI KULLANMADAN YORUMLAYIN

E-posta adresiniz gizli kalacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

*
*


6 + 8 =

Yazı etiketleri: ,
  Başlangıç : Şubat 2011 -- © SözKonusu.net
- Sitemap XML Site RSS -